Çocuklarımız spor yaparken risk altında mı?

Her çocuk spor yapmalı Her çocuğun yapabileceği bir spor ve egzersiz mutlaka vardır. Günümüzde, gelişen teknoloji beraberinde sedanter yaşamı d...

Yazar :

Her çocuk spor yapmalı


Her çocuğun yapabileceği bir spor ve egzersiz mutlaka vardır. Günümüzde, gelişen teknoloji beraberinde sedanter yaşamı da getirmiştir. Bundan en fazla etkilenen grup ise çocuklar olmaktadır. Bu durum, bu yaş grubu için giderek artan sağlık riski doğururken bu sorunun önüne geçilmesinin en etkili yolu, spora katılımı desteklemek olmaktadır. Spora yönelim bu açıdan toplum sağlığının korunması açısından desteklenmesi gereken bir unsurdur. Çünkü çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi açısından oldukça önemlidir. Kliniğimizde sportif aktiviteye yönlendirdiğimiz çok değişik yelpazede sağlık sorunları olan çocuk hastalarımız var. Bunların önemli bir kısmında spor klinik seyri olumlu yönde etkilemektedir. Evet, her çocuk spor yapmalıdır fakat doğru ve uygun bir şekilde.


Hangi durumlarda spora başlatmak riskli olabilir?

 

  • Özellikle spor sırasında veya sonrasında,
  • Göğüs ağrısı,
  • Çarpıntı,
  • Halsizlik,
  • Baş dönmesi veya bayılma,
  • Nefes darlığı,
  • Çabuk yorulma,
  • Morarma,
  • Spor yaparken çömelme ihtiyacı hissetmesi,
  • Bütün bunların dışında tanımlanamayan herhangi bir şikayeti olduğunda,
  • Herhangi bir şikâyeti olmasa bile haftada 10 saatin üzerinde yoğun bir şekilde spor yapıldığında,
  • Ailesinde kalp hastalığı öyküsü (erken yaşta kalp hastalığı dolayısıyla hayatını kaybeden ve kalp hastalığı varlığı) olan çocuklar spora başlamadan önce ileri inceleme ve değerlendirmelerden geçirilmesi gerekmektedir.

Spordan önce mutlaka yapılması gereken tetkikler hangileri?


Bu konudaki bilimsel araştırmalar, spor yapan bir çocuğun mutlaka şikâyetlerinin olup olmadığının sorgulanmasının önemini vurgulamaktadır. Sistemik bir fizik muayeneden geçirildikten sonra mutlaka bir istirahat elektrokardiyografisi alınmalıdır. Bu testler normal olsa dahi yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalarımız ve deneyimlerimiz sonunda, spor yapan veya spora başlayacak çocukların mutlaka kardiyopulmoner egzersiz testinden geçirilmesi gerektiğini önermekteyiz. Yapılan bu komplike testlerin sayesinde, gizli kalp ve akciğer hastalıklarını erkenden tespit edebilmek mümkün olabilmektedir. Bunun yanı sıra, çocuk sporcunun performansını ve performanstaki değişiklikleri ölçebilmek mümkün olabilmektedir. Herhangi bir şikâyeti olan ve bu değerlendirmeler sonucu anormal bir bulgu saptanmış olan çocuk sporcularda tanıyı netleştirmek için ileri inceleme yöntemlerine başvurmak gerekebilmektedir.


Bütün bunların yanı sıra, sıklıkla birçok çocuğun şikâyetinin olmadığı gerçeği göz önüne alındığında her çocuğun ciddi bir hastalık şüphesi varmışçasına tetkik ve değerlendirmelerden geçirilmesi gerekmektedir. Aslında konunun en can alıcı noktasının da bu olduğunu belirtmek gerekir. Bir sporcunun spor öncesi sağlık değerlendirmesi çoğunlukla ön yargılı olarak yapılmaktadır. Spor yapan veya yapacak olan çocuklarının dış görünümüne bakılarak normal olarak değerlendirilmesi yapılabilecek en önemli hata olduğunu düşünmekteyim. Bir sporcu için hayati risk taşıyabilecek yaklaşım farklı yanlış bakış açılarından dolayı gelişebilmektedir: sağlıklı kontrol denilen kavram yaşadığımız toplum tarafından yeterince kabul görmediğinden çocuk sporcu ve diğer sporcular için her yaşta sağlık kontrolü ürkütücü olarak gelmektedir; ebeveyn, çocuğum zaten sağlıklı ve bir şikayeti yok derken; antrenör bakışından ise, sporcum başarılı ve bir sorunu yok diye düşünmekte; sporcuyu gören doktor ise şikayeti olmayan bir sporcunun zaten sağlıklı olabileceğini düşünmektedir.

Tetkiklerin normal çıkması, spora bağlı her şeyin yolunda gideceği anlamına geliyor mu?


Bu konun yorumunda yapılan diğer önemli bir hatada her şey normaldi, neden böyle oldu yaklaşımıdır. Çocuk organizmasının devamlı büyüme, gelişme ve değişme süreci özelliği ile yetişkinden ayrıldığını kabul etmek gerekmektedir. Bununla birlikte genetik olarak belirlenen büyüme ve gelişme süreci cinsiyet, beslenme, sosyo-ekonomik-psikolojik ortam gibi faktörlerle belirgin şekilde etkilenmektedir. Bu etkiye yol açan çevresel faktörler göz önüne alındığında, spor başlı başına bedenin bütün organ ve dokularında her yaşta değişikliklere yol açmaktadır. Bu değişiklik ve süreç karmaşasında gizli bir takım hastalıkların belirlenebilmesi her zaman için kolay olamamaktadır. Gizli hastalıkları ortaya çıkarmanın en önemli ve tek yöntemi; sadece spora başlamadan önce değil sporun yoğun bir şekilde yapıldığı sezon içinde de periyodik değerlendirmelerin yapılmasıdır.  


Çocuk sporcular hangi nedenlerle yaşamları tehdit altında ?

Spor sırasında ani kalp durmasıyla yaşamını kaybeden bir çocuk veya genç sporcuya ait trajik haberler her geçen gün daha fazla artmaktadır. Sporcularda ki genç yaşta görülen ani ölümler toplumun her kesimi tarafından şaşkınlıkla karşılanmaktadır. Birçoğumuzun aklına şu soru takılmaktadır: Yoğun bir şekilde güç sarf edebilen, sağlıklı yaşamın unsurlarına ve beslenmelerine dikkat eden çocuk ve gençler nasıl oluyor da bir anda yaşamlarını kaybediyorlardı? Çocuk yaş grubunda ölümlere yol açan en sık nedenler: kalp kasının anormal kalınlaşması, kalp kasının yapısının bozulması, kalbi besleyen koroner damarların anormal yapı-özelikleri ve de aritmilerdir.


Özetlemek gerekirse; çocuklarımızı spor sırasında gelişebilecek olumsuz bir takım risklerden ve olaylardan korumak için kolayca göz ardı edilebilecek şikâyetlerin ve bulguların erkenden fark edilmesinde ailelerin ve antrenörlerin dikkatli gözlemleri oldukça önem taşıdığını tekrar belirtmek isterim. Bu farkındalık için, ebeveynlere yapılabilecek en pratik önerileri ise; zaman bulduklarında çocuklarını spor yaparken izlemelidirler ve çocuklarının aynı yaştaki arkadaşlarıyla kıyaslandığında çabuk yorulması ve başka herhangi bir şikâyetlerinin gelişip gelişmediği gözlemlemelidir. Çocukların hiçbir şikâyetleri olmasa dahi, spora başlamadan önce ve sezon içindeki periyodik sağlık ve performans kontrollerini ihmal etmemeleri gereklidir.

Blog Yazılarım

Loading…